Borsa Zorunlu Eğitim
Hisse Senedinin Piyasa Değeri ve Defter Değeri
İzlediğiniz içerikler sonrasında Finansal Okuryazarlık Sertifikası kazanmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
10 kredi
  • Kategori Borsa
  • Süre ####

Eğitimi Paylaş

İçerik Metni

Piyasa Değeri ve Defter Değeri

Bir şirket hissesinin borsadaki fiyatı piyasa değeri olarak tanımlanır. Hisse senedini almak ve satmak isteyen yatırımcılar belirledikleri bir fiyattan alma ya da satma taleplerini borsaya iletir, bu taleplerin borsada eşleşmesi sonucunda fiyat oluşur. Bu işlemler borsanın açık olduğu saatlerde sürekli olarak gerçekleştirilebilir ve hissenin fiyatı, diğer bir ifadeyle piyasa değeri sürekli olarak değişir.

Şirketin defter değeri ise şirketin finansal durum tablosundaki özkaynak tutarını ifade eder. Bu tutarın toplam hisse sayısına bölünmesi sonucunda bir hissenin defter değeri bulunur. Bu değer, aslında şirketi o an tasfiye ettiğinizde hisse başına düşecek olan naktin ne kadar olduğunu gösterir.

Hisse senetlerini incelediğimizde, çoğu kez piyasa değerlerinin defter değerlerinden farklı fiyatlandığını görürüz. Peki bu farklılığın temelinde yatan nedenler ne olabilir? Gelin birlikte inceleyelim.

Zaman Uyumsuzluğu

Defter değeri, finansal durum tablolarının yayımlandığı tarih için geçerlidir ve bu tablolar belli aralıklarla yayımlanmaktadır. Piyasa değeri ise borsada gerçekleştirilen işlemler nedeniyle sürekli olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle iki değer arasında genellikle bir zaman uyumsuzluğu olur. Örneğin şirket dönem içinde elde ettiği karlar nedeniyle özkaynaklarını artırmış olabilir ve bu durum yatırımcılar tarafından fiyatlandığı için dönem içinde piyasa değeri yükselmiş olabilir. Ancak henüz finansal tablolar yayımlanmadığı için şirketin defter değeri güncel durumu göstermeyecek ve piyasa değerinden düşük görünebilecektir.

Varlık ve Yükümlülükler

Şirket defter değerini gösteren özkaynaklar hesabı kaydi bir hesaptır, yani Şirket bünyesinde özkaynak olarak bulunan somut bir varlık bulunmaz. Şirket özkaynağı Şirket’in sahip olduğu varlıkların o günki değerinden, yükümlülüklerinin diğer bir ifadeyle borçlarının o günki değeri çıkartıldığında bulunan tutarı ifade eder. Bu nedenle, özkaynak tutarının doğruluğu, Şirket varlıklarının ve borçlarının o anki değerinin tamamen doğru bir şekilde gösterilmesine bağlıdır. Örneğin yatırımcılar şirket varlıklarının değerinin olduğundan yüksek olarak gösterildiğini düşünürse, o şirket hissesi için defter değerinden daha az bir fiyat ödemek isterler, bu da piyasa değerinin defter değerinden düşük olmasına sebep olabilir. Ya da şirketin bünyesindeki gayrimenkullerin değeri yükselmiş olsa da şirket gayrimenkullerine ilişkin yeniden değerleme yaptırmadığı için değer artışı defter değerine yansımamış olabilir. Bu da piyasa değerinin defter değerinden yüksek olmasına sebep olabilir.

Şirket özkaynaklarının şirketle ilgili verdiği bilgiler kısıtlıdır. Bu nedenle defter değeri şirketin gerçek değerini tam olarak yansıtmayabilir. Şirket finansal tablolarına baktığınızda, şirketin sahip olduğu nakit, diğer şirketlerden olan alacaklar, stok ve gayrimenkullerini görebilseniz de şirkete değer katan diğer unsurlar, örneğin: sahip olunan know how, çalışan ve yöneticilerinin nitelikleri, gelecekte şirkete nakit akışı sağlayacak sözleşmeler, müşteri portföyü, şirket mal ve hizmetlerine piyasada oluşan güven gibi maddi olmayan unsurlar finansal tablolarda yer almaz, yani şirket özkaynaklarının bir parçası değildir, ancak bu unsurlar şirketin piyasa değeri belirlenirken dikkate alınabilir.

Beklentiler

3’üncü ve en önemli sebep ise beklentilerdir. Yatırımcılar, bir şirketin paylarına değer biçmek istediğinde, şirketin sahip olduğu finansal tablolarda görünen ya da görünmeyen tüm varlıkların, şirkete gelecekte ne kadar kar getireceğine ilişkin tahmin yapar ve hisse senetlerini satın aldıklarında gelecekte elde edilecek karları da satın alırlar. Eğer ileride şirketin çok yüksek karlar elde edeceğini düşünürlerse, defter değerinin çok üzerinde bir piyasa değeri belirlenebilir. Tam tersi de mümkün olabilir. Yatırımcılar şirketin ilerideki faaliyetlerinden zarar edeceği beklentisi içindeyse defter değerinin altında bir piyasa değeri belirleyebilir. Beklentiler yalnızca şirkete özgü unsurları içermeyebilir. Ülkede, dünyada ya da sektördeki ekonomik, siyasi ya da hukuki gelişmeler de beklentilerin bir parçasını oluşturur. Örneğin şirketin ihracat yaptığı ülkelerde ekonomik küçülme yaşanacağı beklentilerinin oluşması, ya da şirket maliyetlerini artırıcı nitelikte bir yasal düzenleme yapılması gibi durumlarda yatırımcılar şirketin karlılığının da olumsuz etkileneceğini tahmin ederek daha düşük bir piyasa değeri belirleyebilir.